NEDEN KODLAMA?

Değişen dünyada çağın gereksinimine ayak uydurmak gerekmektedir. 21.yüzyılın en önemli gereksinimlerinden biri olan problem çözme becerisinin, sistematik düşünmenin ve yaratıcılığın çocuklara kazandırılması gerekmektedir. Bu gibi becerileri kazandırmanın yolu ise kodlama ve algoritmadan geçmektedir. Bir dil gibidir kodlama, nasıl ki bir dil bilen bir insan olarak nitelendiriliyorsa kodlama bilmekte farklı bir kimlik kazanmamızı sağlamaktadır. Bir başka deyişle; kodlama hiç bilmeyenlerimiz için yeni bir dil öğrenmek gibi. Dünyanın dilini bilen ve buna ayak uydurabilen bireyler, bilmeyenlere göre geleceğe 1-0 önde başlayacak. Bilim teknolojisine konusunda önde olanlar dünyaya yön verme gücünü kazanacaklar.

Peki bu kadar önemli olan bu kodlama tam olarak nedir ve ne işe yaramaktadır?

Seyahat ettiğinizi hayal edin. Türkiye’nin herhangi bir şehrinden kalkıp başka bir şehrine gidiyorsunuz. Ülkemizin dili Türkçe olduğu için gittiğiniz şehirde konuşma açısından hiçbir sıkıntı çekmezsiniz. Çünkü aynı kelimelerle donatılmış iki insan karşı karşıyadır. İşte kodlama da böyle bir şeydir. Kendisinin içerisinde barındırdığı kodları(illeri) vardır. Eğer ki sen belirli kelimelerden oluşan kurallar dizisini bilirsen makinalarla iletişim kurabilirsin, kısacası makinaların anladığı dilden konuşabilirsin. Biraz oturup düşündüğümüzde artık çevremizde ki her şeyin elektronik olduğunu görmekteyiz. Oturduğumuz yerden TC kimlik numaramızla her şeyimizi bulabiliyorsak, tek tıkla istediğimiz her şeyi kapımıza getirebiliyorsak, bir numara yoluyla sevdiklerimiz ile iletişim kurabiliyorsak bunların hepsi kodlar kümesinin birleşiminden doğan kodlama ile olduğunun farkına varırız. Evet gördüğünüz gibi hayatımızın her anı artık yazılım, kodlama dili ile ilerlemektedir. Peki aklınıza şu soru ister istemez geliyordur: Bunların hepsini yapmak, büyük projeler üretmek için üniversitede herhangi bir bölümü bitirmek gerekmez mi? Bu sorunun cevabı aslında belli hayır herhangi bir yeri bitirmek gerekmez. İşte yazılımı güzel kılan sebeplerden biride budur. Oturup istediğin zaman istediğin kodları yazabilir, var olanların üstünde değişiklik yapabilir, kodlayarak kendine ait uygulamalar oluşturabilirsin.

Kodlama öğretimine başlamadan önce hedef kitlenin hazır bulunuşluğu çok önemlidir. Yani öğrenciler bu ders için hazırlar mı? Hangi yaşta nasıl öğretilmelidir? gibi sorulara cevaplar bulmak gerekir. Kodlama öğrenmenin aslında iki şartı vardır bunlardan birincisi erken yaşta kodlama öğrenmektir. Örneğin; Özel Altınşehir Okullarında Çocuk Akademisinden başlanarak 7.sınıfa kadar kodlama eğitimi verilmektedir. Bunun yanı sıra kulüp etkinlikleri ile de öğrencilerin bilişim alanındaki gelişimine destek sağlanmaktadır. Bunun dünyada ki örnekleri de vardır. Dünya’da birçok ülkede 5-17 yaş arası çocuklar ve gençler için kodlama zorunlu eğitim müfredatına girmeye başladı. Örneğin; İngiltere, 5-16 yaş aralığındaki çocuk ve gençlere kodlamayı öğretmeyi hedefleyen “bilgisayar bilimleri” dersini müfredatına zorunlu olarak koyan ilk ülke. İtalya, “Gelecek için Programlama” projesiyle ilkokul öğrencilerine kodlama öğretiyor. Finlandiya “Gelecek; kodlamayı bilen kişiler üzerine inşa edilecek” anlayışıyla derslerine başladı. Estonya, 2012 yılında proje kapsamında 7-16 yaş arasındaki çocuklara kodlama sınıfları açtı. Çin, anaokulundan başlayarak çocuklara kodlama eğitimine başladı. Avrupa Eğitim Komisyonu’nun raporuna göre; kodlama ve programlama derslerini şu anda Avrupa’da 12 ülkenin müfredatlarına eklendi. Bunlardan bazıları; Bulgaristan, Danimarka, Yunanistan, İrlanda, Polanya, Litvanya ve Portekizdir. İşte dünyada artık kodlamayı çeşitli yöntemlerle öğrenciye aktarmaktadır. Erken yaşta kodlama öğretmenin yanı sıra diğer önemli şart ise ilgidir. Yazılım, kodlama gibi işlerle uğraşacak öğrencilerin bu alana ilgi göstermesi şarttır. Uygulama oluştururken, kodlarını şekillendirirken eğlenmesi ve zevk alması gerekmektedir. Bunun da en önemli sebebi ilgidir. Eğer ilgisi yoksa iki kelimelik kodu bütün hale dönüştüremez ancak ilgisi varsa kodlardan en güzel eserleri arşivine ekler. Code.org gibi okullardaki her öğrencinin kodlama öğrenmesi amacını taşıyan bir proje hayata geçmişken, Scratch gibi kodlamanın nasıl yapıldığını eğlenceli ve basit şekilde öğretebilen araçlar mevcutken öğrencilerin bu kodlama ortamları ile ilgilenmek istememesi mümkün değildir. Oluşturulan kodlama ortamlarının oynadıkları oyunlara benzemesi anaokulu ve ilkokul öğrencilerini içine çekerken, kodlama ortamlarındaki gizemli problem durumları da ortaokul çocuklarını içine çekmektedir.

Kodlama öğretmek için her şey bu kadar profesyonelce hazırlanmışken, kodlama ortamları oluşturulmuşken ve öğrencilerin ilgisini çekiyorken çocuklarımızı kodlamadan uzak tutamayız. Eğer problem çözme becerisi kazandırtmak, belirli işlerin sırayla gerçekleştiğini öğretmek, farklı düşünebilen bireyler yetiştirmek istiyorsak çocuklara mutlaka kodlama öğretmeliyiz.

21.yüzyıl becerilerini aktarmanın en kolay tarafı kodlamaysa öğretmek ve öğrenmenin tam zamanı.

Temel amacımız; kodlanan değil kodlayan bir nesil yetiştirmek.

Bilişim Zümresi

Uğurcan DEMİRÖZ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir