NİÇİN KİTAP OKUMALIYIZ?

“Kitap en sadık dostumuzdur.”  Bu cümleyi defalarca duyduk. Peki nasıl bir dostluk bu? Nasıl bir sadakat? Öncelikle en güzel yanı, kitaplara istediğimiz zaman ulaşabiliriz. Bizi asla geri çevirmez. Her çağırdığımızda gelir. Biz istemedikçe bizi asla terk etmez. Bize hiç küsmez. Ne kadar uzak kalırsak kalalım bizi unutmaz. Kitap ihtiyacımız olan her an hazırdır.

İnsanlar günlük hayatın karmaşası içinde bazen kaybolur ve farkında olmadan kendini stres dolu bir hayata sürükler, yalnızlaşır. İşte kitap tam da böyle zamanlarda devreye girer. Sizin bütün yalnızlığınızı alıp stresten uzaklaştırır. Zihninizde dönen bütün dertleri unutturur.

Yüzlerce  kaliteli cümleyi zihninize aktarır. Bu sayede de günlük hayatta kullanabileceğiniz binlerce kelime biriktirmiş olursunuz. Okuduğunuz kitap sayısı arttıkça  konuşmanızda, iletişiminizde çok büyük bir gelişme görülür. Artık “ee, ıı” demek zorunda kalmazsınız. Konuşurken sözcükler adeta kaydıraktan kayar gibi çıkıverir ağzınızdan. Hislerimizi anlatamadığımızı asla söylemeyiz. Çünkü bizim duygularımıza tercüman olacak binlerce kelimemiz vardır.

Dünyayı dolaşmak mı istiyorsunuz? Günlerinizi yollarda geçirmenize gerek yok. Kitap size bambaşka dünyaların kapılarını açar. Yeni yerler keşfedersiniz. Yeni insanlar tanırsınız. Bilmediğiniz köylere, tanımadığınız evlere misafir olursunuz. Çok merak ettiğiniz o yerleri karış karış kitaplarda dolaşırsınız. Mekanlardaki ağaçların, çiçeklerin rengi sizin sevdiğiniz renk tonunda canlanır zihninizde. İstediğiniz çiçeğin kokusunu alabilirsiniz çimlere uzanan kahramanların serüvenlerini okurken. Öyle geminize atlayıp okyanuslara inmenize gerek yok Nautilius ile gezersiniz bütün denizleri.

İnsanları daha iyi anlarsınız. Kahramanların neden öyle yaptığını sorgulayıp durursunuz. Kendinizi onların yerine koyarsınız. Onlarla sevinir, onlarla üzülürsünüz. Babası olmayan çocuğun çalışmak zorunda olduğu için okula gidememesi yakar içinizi. Annesine kavuşan askerin sevinciyle mutlu olursunuz. Gurbetteki işçilerle özlersiniz sevdiklerinizi. Kısacası insanların hislerini daha iyi anlar, kimseyi yargılamayız.

Kitaplar beyniniz için en güzel egzersizdir. Unutmanızı engeller. Spor yapmak nasıl kaslarımızı güçlendiriyorsa okuduğunuz her satır da zihninizi güçlendirir. Daha analitik düşünürüz. İhtiyacımız olduğu anlarda sorunlarımız için çözüm yolları sıralayabiliriz.

Eskisi kadar üzülmeyiz. Dert etmeyiz hayatımızdaki sıkıntıları. Tam ailemizden, işimizden dert yanacakken kariyerinin zirvesinde felç olan genci hatırlarız. Gemisi batan kaptanı, cephede mektubunu yazarken şehit düşen askeri… Bir anda hayata bakışımız değişir. Daha az şikayet eder, daha çok şükrederiz.

Kitaplar sayesinde bütün savaşları, barışları, en önemli tarihi olayları öğreniriz. Filozofların düşünceleri bizi de düşünmeye sevk eder. Göllerin, dağların, ovaların oluşumunu ünlü kaşiflerden öğreniriz. Zamanla dev bir ansiklopediye dönüşürüz. Artık her ortamda her konuya yorum yapabilecek yeterliliğimiz vardır.

Daha güzel konuşuruz. Özgüvenimiz artar. Bu sayede de çevremizdekilerle daha iyi iletişim kurarız. Birilerini kırmaktan korkmak gibi bir derdimiz olmaz. Ne söylediğimizi iyi biliriz. Kimse bizi yanlış anlamaz. İletişim kopukluğu yaşamayız. Kendimizi daha iyi ifade ederiz. Bütün bunlar da daha kolay arkadaş edinmemizi sağlar.

Yatmadan önce kitap okumak zihninizin boşalmasını, stresin azalmasını sağlar. Huzursuz eden düşüncelerden arınan bir zihin, daha rahat uykuya dalar. Uyumadan önce az da olsa kitap okuma alışkanlığı edinirseniz, uyku kalitenizin zamanla nasıl düzeldiğini fark edersiniz.

Kitap okumak; hayatı sevdirir, zor anlarda karar vermemizi kolaylaştırır, hızlı düşünmemizi sağlar, hayatınızı düzene sokar… Kısacası okumanın sayılamayacak kadar faydası vardır.

2016 verilerine göre; kitap okuma alışkanlığında dünyada 86. sırada yer alıyoruz. Bir diğer üzücü veri de şu; çocuklara kitap hediye edilme sıralamasında, 180 ülke arasında 140. sıradayız. Kitap okumaya günde sadece 1 dakika ayırıyoruz. Kitap okumanın bu kadar güzel faydaları varken, okuma alışkanlığımızın bu kadar karamsar bir tablo oluşturması ne kadar acı değil mi?

Beklemeye gerek yok. Kitap okumanın faydalarını araştırmaya da gerek yok. Aslında okumak için sebeplerimizin olmasına da gerek yok. Sadece hoş vakit geçirmek için hemen şimdi boş vaktimizin olmasını beklemeden elimize bir kitap alalım. Çünkü boş zamanlarda değil hoş zamanlarda kitap okunur.

Özlem UÇAR

Türkçe Zümresi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir